• T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük 2 Ders Notları



2016-2017
Eğitim Yılına Uygundur

 

Açıklama 
* Ders notunun uzun olmasının en büyük nedeni kitabının 166 sayfalık bir kitap olması.
*166 sayfalık kitapdan çıkartığımız özet ortalama 22 sayfadır

UNİTE 1 : Cumhuriyet Dönemi
1. KONU : Cumhuriyetin İlanı ve Halifeliğin Kaldırılması

Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
• TBMM’nin açılması ile cumhuriyete dayalı bir devlet kurulmuş fakat ortamın müsait olmamasın¬dan dolayı kurulan sistemin adı açıkça söyleneme¬miştir.
• İtilaf Devletleri’nin İstanbul’u boşaltması ile devlet merkezinin neresi olacağı sorunu ortaya çıkmış; 13 Ekim 1923’de Ankara’nın başkent ilan edilmesi ile bu sorun ortadan kalkmıştır.
• Ekim 1923’de Meclis Başkanı Yardımcısı ve İçişleri Bakanı seçilmesi gerekiyor, fakat meclis bu seçim işinde anlaşma sağlayamıyordu.
• Meclisin çalışamaz hale gelmesi ise hükümet bunalımını oluş¬turdu. Bunun üzerine Ali Fethi Okyar hükümeti istifa etti (27 Ekim).
• Yeni hükümetin kurulması ko¬nusunda da problemler çıktı. Bu aksaklıklar meclis hükümeti sisteminden kaynaklanıyordu. Bu sisteme göre bakanlar, meclisten tek tek seçiliyordu.
• Mus¬tafa Kemal, mecliste oluşan bunalımın rejimden kaynaklandığını ve bu bunalımın kabine sistemi ile aşılacağını belirterek cumhuriyetin ilan edilmesine karar verdi.
• Kabine sistemine göre meclis, Cumhurbaşkanı’nı seçecek, Cumhurbaşkanı Başbakan’ı tayin edecek; Başbakan da meclisten uyumlu çalışabile¬ceği kişileri Bakan olarak belirleyerek kabineyi kuracak¬tır.
• Mustafa Kemal, ilk Cumhurbaşkanı,
• İsmet İnönü ilk Başbakan,
• Ali Fethi Okyar ilk Meclis Başkanı oldu.

Cumhuriyetin İlanı’nın Önemi:
1.Rejimin ve devletin adı belli oldu.
2.Devlet başkanlığı sorunu çözüldü.
3.Kabine sistemine geçildi.
4.1921 Anayasası’nda ilk önemli değişiklik yapıldı.
5.Daha uyumlu ve yürütmeyi aksatmayacak hükü¬metlerin oluşması için zemin hazırlandı.
6.Meclis başkanlığı ile hükümet başkanlığı birbirin¬den ayrıldı.

Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
1.Halife Abdülmecit’in TBMM’nin belirlediği kurallara uymaması.
2.Halifeliğin laiklikle bağdaşmaması. Bu Konu www.acikliseliyiz.net dan alınmıştır
3.Halifeliğin cumhuriyet rejimi ile çelişki içinde olması
4.Halifelik makamının cumhuriyet karşıtları için sığınak haline gelmesi.
5.Halifelik makamının yapılacak inkılâplar için engel görülmesi.
6.İslam ülkelerinde sömürgeleri olan Avrupalı devletlerin halifeliği temsil eden Türkiye’yi kendileri için potansiyel tehlike olarak görmesinin Türkiye’nin dışişlerini olumsuz etkilemesi.

Halifeliğin Kaldırılmasının Önemi:
1.Laikliğe geçişin en önemli aşması oldu.
2.Cumhuriyetin karakteri tam olarak belli oldu.
3.Ümmetçilik en önemli dayanağını kaybetti.
4.Ulusal egemenlik pekiştirildi.
5.İnkılâp süreci hızlandıKaynak : www.tembelogrenci.com
6.Dış ilişkilere yönelik soğukluk ortadan kalktı.
7.Ümmetçilikten milliyetçiliğe geçişte önemli bir adım daha atıldı.

2. KONU : Partiler ve Çok Partili Döneme Geçiş Denemeleri

-Demokrasi için farklı görüşteki siyasi partilerin olması şarttı.
-M.Kemal 1923’de Halk fırkasını kurmuştu. 1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası kurulmuştur.

Cumhuriyet Halk Fırkası (9 Eylül 1923)
– Türkiyenin ilk partisidir.Temeli Anadolu ve Rumeli Medafai hukuk cemiyetlerine dayanır.
– İlkeleri; Egemenlik milletindir. TMBB’nin üstünde güç yoktur.
-II. TBMM’de halkın desteğini almış 1950 yılına kadar ülkeyi yönetmiştir.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (17 Kasım 1792 )
-Saltanatın kaldırılmasından sonra görüş ayrılıkları artmış Kazım Karabekir’in öncülüğünde, Rauf Bey, Adnan Bey ve Ali Fuat’ın katılımıyla kurulmuştur.
– İlkeleri; Liberalizm ( Serbest Piyasa Ekonomisi ) uygulanacak. Devlet toprakları köylülere dağıtılacak. Dini düşüncelere ve inançlara saygılı olunacak. -> Bu maddeden dolayı inkilap karşıtları bu partide toplanmıştır.
– Partinin Şeyh Sait ayaklanmasıyla ilgili olduğu düşünülerek 1925’te kapatılmıştır.-> İlk çok partili hayata geçiş denemesi başarısız olmuştur.

Serbest Cumhuriyet Fırkası ( 12 Ağustos 19309 
-1929’daki dünya ekonomik krizinde çıkan sorunların çözümü demokrasi ve cumhuriyetin güçlenmesi ve hükümetin denetlenmesi için Atatürk’ün teklifiyle Fethi Okyar tarafından kurulmuştur.
-İnkilap karşıtlarının partiye sızdığını gören Fethi Okyar partisini kapatmıştır. ( 17 Kasın 1930 ) -> Çok partili hayata geçişte ikinci deneme başarısız oldu.
-Partinin kapatılmasından sonra menemen olayı çıkmıştır.

3. KONU : İnkilabın Gelişimi, Devlet ve Toplum Kurumlarının Laikleşmesi

Osmanlı Devleti’nde Hukuk
Osmanlı Hukukunun Özellikleri:
1.Şer’î ve örfî olmak üzere ikiye ayrılır.
2.Din, mezhep farkları ve kapitülasyonlar mezhep birliğini engellemiştir.
3.Tanzimat döneminden itibaren batı hukuku taklit edilmeye başladı.
4.Kadın hakları kısıtlıdır.
5.Mahkemelerde tek yargıç vardır.
6.Avukatlık, son döneme kadar yoktur.
7.Laik değildir.

Türk Medeni Kanunun Kabulü (17 Şubat 1926)
1.Osmanlı’nın son döneminde hazırlanmış olan Mecellenin halkın medeni hukuka dair ihtiyaçlarını tam karşılayamaması.
2.Mecellenin sadece Hanefi mezhebini ölçü alması.
3.Bütün vatandaşlarını eşit kabul eden Türkiye Cumhuriyetinin yapısına Osmanlı zamanından kalan hukukun uymaması.
4.Hazırlayanlar; Mecelle’nin, değişen şartlara göre değişebileceğini belirttiyse de; değişen şartlara göre değiştirilmemesi.

İsviçre Medeni Kanunu’nun Türk Medeni Ka¬nunu Olarak Kabul Edilmesinin Sebepleri:
1.Mevcut kanunların en yenisi olması
2.Demokratik olması.
3.Akılcı ve pratik olması.
4.Kadın ve erkek eşitliğine uygun olması.

Medeni Kanun’un Getirdiği Yenilikler:
1.Hukuk birliği ve düzeni sağlandı.
2.Vatandaşlar arasında hak ve ödevler bakımından eşitlik sağlandı.
3.Mirasta kadın erkek eşitliği sağlandı.
4.Toplumsal alanda kadın erkek eşitliği sağlandı.
5.Hukukta din ve mezhep farkı kaldırıldı.
6.Patrikhanenin din işleri dışındaki yetkileri kaldı¬rıldı.
7.Boşanma hakkı kadına da erildi.
8.Boşanma durumunda kadın ve çocukların hakları güvence altına alındı.
9.Patrikhane ve konsoloslukların mahkeme kurma hakkı ellerinden alındı.
10.Hukuk düzeni laikleşti.
11.Modern Türk ailesi oluştu.
12.Aile hayatında eşitlik sağlandı.
13.Kadına meslek seçme özgürlüğü verildi.
14.Lozan Antlaşması’nın 48’nci maddesine göre azınlıklar kendi medeni meselelerini kendi mahke¬melerinde halledecekti. Medeni kanunun kabulü ile azınlıkların bu hakkı kaldırıldı.
15.Azınlıkların hukuk özerkliği kesin olarak bitti.
16.Millet bilincinin oluşması için önemli bir adım atıldı.
17.Kadın ve erkek için tek eşle evlilik benimsendi.
18.Evlenme devlet kontrolüne alındı.

Not: Hukukta laikliğin benimsenmesi; Avrupalıla¬rın, ülkemizde yaşayan Hıristiyanların haklarını bahane ederek, iç işlerimize karışmasını önledi.

4. KONU : Eğitim ve Kültür Alanında İnkılap Hareketleri

Eğitim Alanında Yapılan İnkılâpların Sebepleri:
1.Eğitimi çağdaşlaştırmak.
2.Milli demokratik ve laik bir toplum oluşturmak.
3.Eğitimi birleştirmek.
4.Eğitimdeki ikilik ve karışıklığı önlemek.
5.Cumhuriyet rejimini güçlendirecek eğitim siste¬mini oluşturmak.
6.Kültür ikiliği ve çatışmasını önlemek.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924)
1.Eğitim ve öğretimde birlik sağlandı.
2.Bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı.
3.Eğitim devletçi, milliyetçi ve laik bir karakter kazandı.
4.Azınlık okullarının zararlı faaliyetleri durduruldu.
5.Yabancı okullara Türkçe dersleri kondu.
6.Medreseler kapatıldı.
7.İlköğretim zorunlu ve parasız duruma getirildi.
8.Eğitimde eşitlik sağlandı.

Medreselerin Kapatılmasının Sebepleri:
1.Yeni rejim karşıtlarının yetişmesini önlemek
2.Kültür ikiliğini önemek
3.Din bilginine pek ihtiyaç olmaması
4.Medreselerin çağa ayak uyduramaması
Din adamı ihtiyacını karşılamak için İmam Hatip Liseleri ve İlahiyat Fakülteleri açılmıştır.
2 Mart 1926’da Maarif Teşkilatı Kanunu çıkarıldı.Kaynak : www.aciklisedersleri.com

Türk Harflerinin Kabulü (1 Kasım 1928)
Sebepleri:
1.Arap harflerinin okuma ve yazmayı zorlaştırması.
2.Avrupa ile ilişkilerin kolaylaştırılmak istenmesi
3.Halkı çağdaşlaştırmak
4.Türkçe’yi yeniden canlandırmak
5.Okuma yazma oranını artırmak
6.Arap alfabesinin Türkçe’nin yapısına uymaması.

Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Eğitimin Durumu
• 1923-1924 öğretim yılında Türkiye’nin nüfusu 11-12 milyon kadardı. Bu nüfusun % 10’u okur-yazardı.
• Öğretmenlerin çoğu, meslekî eğitimden geçmemişti.
• Bilimsel eğitim ve öğretim yöntemleri bilinmiyordu.
• Okul binaları eğitime elverişli değildi.
• Ders araç ve gereçleri yetersizdi.
• 1923-1938 yılları arasında görülen aksaklıklar giderilmeye çalışılmış ve bugünkü eğitim sistemimizin temeli atılmıştır.

Eğitim ve Öğretim Alanında Cumhuriyet’ten Sonra Yapılan Yenilikler
• İlköğretim Yasası ile ilköğretim parasız ve zorunlu hale getirilmiştir.
• Okullar yapılmış ve öğretmen okulları açılmıştır.
• Orta öğretim teşvik edildi.
• Mesleki ve teknik eğitim veren okullar açıldı.
• Ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli insan yetiştirmek amacıyla üniversiteler açıldı.

Türk Tarih Kurumu’nun Kurulması (15 Nisan 1931)
TTK’nın Kurulmasının Sebepleri:
1.Türk vatanının bütünlüğüne karşı girişilecek ter¬tipleri tarihi kanıtlarla etkisiz hale getirmek.
2.Türklerin üstün medeni kabiliyetini ve dünya mede¬niyetine yaptığı hizmetleri gözler önüne ser¬mek.
3.Türk milletine atılan iftiraları cevaplandırmak.
4.Türk Tarihinin derinliklerini araştırmak.
5.Ortak tarih bilinci oluşturulacak
6.Anadolu’nun eski halkını araştırmak.

Türk Dil Kurumu’nun Kurulması (12 Temmuz 1932)
TDK’nın Kurulma Sebepleri:
1.Türkçe’yi yabancı dillerin etkisinden kurtarmak.
2.Türkçe’nin kökenlerini araştırmak.
3.Türkçe’yi zenginleştirmek.
4.Türkçe’yi bilim dili haline getirmek. Kaynak : www.acikliseliyiz.net
5.Türkçe’yi halkın anlayacağı şekle getirmek.
6.Dil çalışmalarını planlı hale getirmek
7.Türkçe’nin zenginliğini ortaya koymak
8.Türk dilini öz benliğine kavuşturmak.
9.Konuşma dili, yazı dili ve bilim dili arasındaki farkları gidermek.
10.Dildeki Osmanlıcılığı bitirmek
11.Halk ile aydınlar arasında dil uzlaşması sağla¬mak
12.Resmi dil ile halk dili arasındaki farkları gider¬mek.

5. KONU : Toplumsal Yaşayışın Düzenlenmesi

Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925)
Önemi:
1.Türk halkının bilime, akılcılığa ve laik düşünceye yönelmesi açısından önemli bir adım atıldı.
2.Birlik beraberliğin sağlanması yönünde önemli bir adım atıldı.
3.Türkiye’nin falcılar, şeyhler, dervişler ve büyü¬cüler ülkesi olamayacağı ispatlandı.
Açıklamalar:
• Aynı gün şeyh, derviş, mürit gibi unvanların kul¬lanılması ve kurumlarla ilgili elbiselerin giyilmesi ve muskacılık yasaklandı.
• Türbeler kapatılırken Yavuz ve Fatih gibi Türk büyüklerinin türbelerinin kapatılmaması; Türk İnkılâbının tarihi kökleri koparmaya yönelik olma¬dığını gösterdi.

Kılık-Kıyafetin Düzenlenmesi (25 Kasım 1925)
Sebepleri:
1.Türk halkının görünümünü çağdaşlaştırmak
2.Ayrılık ifade eden giysilerin giyimini durdur¬mak.
3.Çağdaşlaşmayı ve birliği sağlamak.
Açıklamalar:
1.Şapka devrimi Kastamonu’dan başlatılmıştır.
2.Fes geri kalmışlığın sebebi değil; anısıydı.
3.Kadınların giyimi konusunda kanun çıkarılmayıp; bu durum doğal haline bırakıldı.
4.3 Arlık 1934’de çıkarılan bir kanunla din adamla¬rının ibadet yerlerinin dışında dini kıyafet giymeleri yasaklandı. (Diyanet İşleri Başkanı, Patrik ve Ha¬hambaşı bu kuralın dışında tutuldu.)

Soyadı Kanununun Kabulü (21 Haziran 1934)
Sebepleri:
1.Medeni Kanunun uygulanmasından doğan aksak¬lıkları gidermek.
2.Toplumda ayrılık ifade eden lakapları kaldırarak birliği güçlendirmek.
3.Eşitlik ilkesini güçlendirmek.
Açıklamalar:
1.Aynı gün ağa, hoca, molla, paşa ve bey gibi un¬vanların kulla¬nımı yasaklandı.
2.Osmanlı’dan kalan madalyaların taşınması ya¬saklandı.
3.Meclis Mustafa Kemal’e Atatürk soyadını verdi ve bu soyadı başkalarının kullanmasını yasakladı.

Ölçüler, Saat ve Takvimde Değişiklik (26 Aralık 1925)
Sebepleri:
1.Avrupa ile Türkiye arasındaki ilişkileri kolaylaş¬tırmak
Açıklama:
1.Aynı gün Avrupa’nın saat ölçüsü kabul edildi.
2.1931’de Avrupaî tarz ağırlık ve uzunluk ölçüleri kabul edildi.
3.1935’de haftalık tatil Cuma’dan Pazara alındı.
4.1928’de uluslararası rakamlar kabul edildi.
5.Uzunluk ve ağırlık alanındaki değişiklikler ve hafta tatilinin değiştirilmesi Avrupa ile ticari ilişki¬leri kolaylaştırmaya yöne¬liktir.

Kadın Haklarının Kabulü ve Kadının Toplumdaki Yeri
Sosyal Haklar
• Medeni Kanun’un kabulü ile kadın erkek eşitsizliği giderildi.
• Türk kadını, resmî nikâh, boşanma, çocukların vesayeti, mirasta eşitlik, meslekte çalışma haklarına kavuştu.

Siyasal Haklar
• Kadınlara 3 Nisan 1930’da belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı;
• 29 Ekim 1933’de muhtar seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı;
• 5 Aralık 1934’de ise milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verildi.

Kadınlara Siyasal Hakların Verilmesinin Önemi:
1.Kadın, siyasal alanda erkeğe eşit hale geldi.
2.Ulusal irade meclise tam olarak yansıdı.
3.Milli Egemenlik ve Halkçılık pekişti.
4.Türk kadını Avrupa ülkelerinde kadınlara veril¬miş olan haklardan daha fazla hakka sahip oldu.
Not: 1935 seçimlerinde 18 kadın milletvekili meclise girmiştir.

6. KONU : Ekonomik Alanda Gelişme

Milli Ekonominin Kurulması
1 Mart 1922’de TBMM Ekonomi Çalışmaları¬nın Başlıca Noktalarını Şöyle Belirlemiştir:
1.Sanayii canlandırmak ve modern araçlara sahip olmak
2.Ormanları iyi hale getirmek
3.Toplum menfaatini doğrudan ilgilendiren kuru¬luşları ve iktisadi girişimleri gücümüz oranında devletleştirmek.
4.Madenlerimizi işletmek ve bu alana yönelen ser¬mayeyi himaye etmek
5.Ekonomik bağımsızlığın korunabilmesi için büt¬çeyi ekonomik yapı ile uygun tutmak

İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat-4 Mart 1923)
Kongrenin Toplanma Sebepleri:
1.Milli ekonominin amaçlarını ve amaçlara ulaş¬mak için izlenecek yöntemi belirlemek
2.Ekonomik bağımsızlığın yöntemini belirlemek
3.Milli ekonominin temellerini atmak
Kaynak : www.aciklisetestleri.com
Kongrede Alınan Bazı Kararlar:
1.Anonim şirketlerin kuruluşunu kolaylaştırmak
2.Milli bankalar kurmak
3.Demir yolları inşaatının hükümetçe bir programa bağlanması
4.Sanayii teşvik etmek
5.Yerli malının kullanımına önem vermek
6.Teknik eleman yetiştirecek okullar açmak
7.Sanayi mallarının gümrük vergileri ile korunması
8.Ulaşım sorunlarının çözülmesi
9.Tüketim mallarının üretimine öncelik vermek
10.Yabancı kurumları millileştirmek

Cumhuriyetin İlk Yıllarında Özel Girişimin, Desteklenmesine Rağmen, Beklenen Verimi Gös¬terememesinin Sebepleri:
1.Özel sermayenin yetersizliği
2.Yetişmiş iş gücünün yetersizliği
3.Deneyim ve bilgi eksikliği
4.1929’da dünya ekonomik bunalımının çıkması

Devletçi Ekonomiye Geçişin Sebepleri:
1.Özel girişimin üzerine düşen görevi yerine geti¬rememesi. Özel teşebbüsün desteklenmesi için 1924’de İş Bankası kuruldu. 1927’de Teşvik-i Sa¬nayi Kanunu çıkarıldı.
2.Devletin gelişebilmesi için vakit kaybetmeden büyük sanayi atılımlarının yapılmasının gerekmesi.
1933 yılında I. Beş Yıllık Kalkınma Planı Hazır¬landı.
Önemi:
1.İlk defa planlı ekonomi dönemi başladı.
2.Ekonomi devletçi (Karma Ekonomi: Büyük atılımları devlet yapsa da; özel teşebbüse de iş imkânı tanınır) bir özellik kazandı.
3.İlk büyük atlımlar bu dönemde yapıldı.
4.Toprak reformu tam olarak gerçekleştirilemedi.
1937’de II. Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandıysa da; II. Dünya Savaşının başlamasından dolayı uy¬gulanamadı.

Tarım
Tarımın Geliştirilmesi İçin Alınan Önlemler
1.Aşar kaldırıldı (17 Şubat 1925)
Açıklama:
Vergi gelirlerinin %40’ını oluşturan aşarın kaldı¬rılması ilk bütçe açığını oluşturdu. TBMM’nin bu kararı tarıma verilen önemi gösterir.
2.Ziraat Bankası kuruldu.
3.Kooperatifler kuruldu (1929).
4.Yüksek Ziraat Enstitüsü kuruldu.
5.Tohum ıslah istasyonları ve numune çiftlikleri kuruldu.
6.Toprak reformu için 1926’dan itibaren teşebbüs¬ler yapıldı.

Ticari Hayatın Düzenlenmesi
1.Lozan Antlaşması ile Kapitülasyonlar kaldırıldı.
2.Ticareti koruyan kanunlar çıkarıldı.
3.İş Bankası kuruldu (1924).
4.1926’da çıkarılan Kabotaj Kanunu ile Türk de¬nizlerinde yük ve yolcu taşıma işleri Türk gemicile¬rine verildi.
Sanayi ve Madencilik
1.Milli sanayinin korunması ve gelişmesi için ka¬pitülasyonlar kaldırıldı.
2.Büyük yatırımlar devlet tarafından yapıldı.
3.Özel teşebbüs desteklendi.
4.1925’de Sanayi ve Maden Bankası kuruldu.
5.28 Mayıs 1927’de Teşvik-i Sanayi Kanunu çıka¬rıldı.
6.Planlı Ekonomi uygulanarak ilk büyük fabrikalar kuruldu.
7.1933’de Sümer Bank kuruldu.
8.1935’de Etibank ve MTA kuruldu.
9.Kayseri, Ereğli, Nazilli, Malatya ve Bursa meri¬nos dokuma fabrikaları; İzmit selüloz ve kâğıt; Beykoz deri ve kundura; Paşabahçe cam; Karabük demir-çelik fabrikaları açıldı.
Not: Uşak Şeker Fabrikası, Teşvik-i Sanayi Ka¬nunu sonucunda kurulmuştur.

Bayındırlık Alanında Gelişme
1.1927’de Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü kuruldu.
2.1933’de Milli Hava Ulaştırma Teşkilatı kuruldu.
3.1923’de Türkiye Seyrüsefâin İdaresi kuruldu.

Sağlık ve Tıp Alanında Gelişme
1.Sağlık bakanlığı kuruldu.
2.1923’te sağlık hizmetleri ülke genelinde yaygınlaştırıldı.
3.Ankara, İstanbul, Sivas, Erzurum, Trabzon ve Diyarbakır’da örnek hastaneler yapıldı.
4.1930’da umumi Hıfzıssıhha kanunu çıkarıldı. Bulaşıcı hastalıklara karşı mücadele edildi.

UNİTE 2 : Türk Ordusu ve Millî Savunma
1. KONU : Türk Ordusu ve Millî Savunma

Türk ordusu gerektiğinde milletle bir bütün oluşturmuştur. Bunu en iyi örneği de Kurtuluş Savaşı’nda verilmiştir. Türk ordusunun temeli, disiplin, cesaret ve vatan sevgisine dayanır.

Bugün TSK, dört ana bölümden oluşur:
1. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Diğer Ders Notlarını GÖrmek İçin acikliseliyiz.net u ziyaret edin
2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı,
3. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı,
4. Jandarma Genel Komutanlığı.

Türk ordusunun görevi, anayasada belirtildiği gibi, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni iç ve dış tehlikelere karşı korumak ve kollamaktır”. Ayrıca gerektiğinde doğal felaketlerde de halka yardım eder.
Milli savunma, Milli Savunma Bakanlığı’nca yürütülmektedir. Ordunun, beslenme, barınma, silah, araç-gereç ihtiyacının giderilmesi ve askerlik işleri bu bakanlığın görevidir. Ordunun savaşa hazırlanması ise genel Kurmay Başkanlığı’nca yürütülür.

UNİTE 3 : Atatürk döneminde Türkiye Cumhuriyetinin Dış Siyaseti
1. KONU : Atatürk döneminde Türkiye Cumhuriyetinin Dış Siyaseti

Millî Dış Politikamızın İlkeleri:
• Milli sınırlarımız içinde varlığımızı korumak
• Gerçekleşmeyecek emeller peşinde koşmamak
• Medeni ve insanca davranarak bunun karşılığında destek beklemek
• Diğer devletlerin iç politikalarından ve rejimlerinden etkilenmemek
• Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmamak, kendi iç işlerimize de dış devletleri karıştırmamak
• Milli politikayı uygularken kamuoyunu dikkate almak
• Dürüst, açık ve tutarlı olmak
• Dünyadaki gelişmeleri takip etmek
• Barış içinde hakka ve hukuka uygun bir şekilde sorunları çözmek.

Bu doğrultuda;
1.İç ve dış politika ilkesi olarak “Yurtta Sulh, Ci¬handa Sulh” ilkesi benimsendi.
2.Savaş korunma amacı olarak görüldü. Başak bir devletin topraklarını almak için politika izlenmedi.
3.Milli Egemenlik ve milli menfaatler ön planda tutuldu.
4.İlk yıllarda Misak-ı Milli gerçekleştirilmeye çalı¬şıldı.
5.1920-1936 yılları arasında batıya karşı SSCB’nin dostluğu devam ettirildi.
6.1936.1945 yılları arasında İtalya’nın saldırgan tutumuna karşı ve batı ile ilişkileri yumuşatmak için İngiltere ile dost geçinildi.
7.1945’den sonra SSCB tehdidine karşı ABD ile dost geçinildi.
8.1928’de Afganistan ile dostluk antlaşması imza¬landı
9.1930’a kadar Lozan’dan kalan problemler halle¬dildi.
10.1925’de SSCB ile saldırmazlık antlaşması imza¬landı.
11.1928’de İtalya ile tarafsızlık ve uzlaşma antlaş¬ması imzalandı.
12.1935.1938 arasında Avrupa’nın bloklaşma duru¬mundan dolayı Avrupalı devletlere karşı çok yönlü bir politika izlendi ki bu da Montrö Antlaşması’nın imzalanmasında etkili oldu.
13.1919.1920 arası Türkiye’nin dost arayışı döne¬mi¬dir.
14.1920 sonrasında bir yandan SSCB ile iyi geçini¬lirken; bir yandan da işgalciler arasındaki ayrılık¬lardan faydalanmanın yolu arandı.
15.1923.1930 arasında Lozan’dan kalan problemler halledildi.
16.Milli çıkarların korunmasına, devletlerin eşitliği ilkesine uyulmasına ve ittifaklar kurulmasına önem verildi.

Nüfus Mübadelesi (Değiş-Tokuş)
• Nüfus sorunu, Lozan görüşmelerinde halledildiği halde uygulanma safhasında Yunanistan problem çıkarmıştır.
• Yunanistan İstanbul’da daha fazla Rum kalmasını istiyor; Türkiye ise yasalar çerçevesinde bu işi halletmek istiyordu.
• Nüfus mübadelesi so¬runu, Yunan başbakanı ile Mustafa Kemal arasında 1930 yılında görüşülerek 10 Haziran 1930’da im¬zalanan Ankara Antlaşması ile halledildi. Bu ant¬laşmadan sonra Türk-Yunan ilişkileri düzelmiştir.
• Türkiye ile Yunanistan arasındaki dostluk ilişkileri 1954 yılında meydana gelen Kıbrıs sorununa kadar devam etmiştir.

Yabancı Okullar Sorunu
• Lozan Antlaşması’na göre yabancı okulları Tür¬kiye’nin belirleyeceği şartlara uyacaktı.
• Türkiye 1924 yılında okullarda dini ayin yapılması için bulundurulan salonların kapatılmasına;
• 1925 ve 1926 yıllarında ise yabancı okullarda Türkçe, Tarih ve Coğrafya gibi derslerin Türk öğretmenler tara-fından okutulmasına; derslerde Türklük aleyhine bilgiler olmamasına ve okulların Türk müfettişler tarafından denetlenmesine dair kanunlar çıkardı.
• Fransa ve Papalık başta olmak üzere, Avrupalı devletler Türkiye’nin yabancı okullar konusundaki uygulamalarına karşı çıktı. Fakat okullar meselesini iç meselesi sayan Türkiye yabancı devletleri iç işlerine karıştırmadı.

Irak Sınırı ve Musul Meselesi
• Musul meselesi, Lozan’ın bıraktığı problemlerden biriydi. İngiltere zengin petrol yataklarına sahip olmasından dolayı Musul’u Türkiye’ye bırakmak istemiyor ve sömürgeci düşünce ve ahlakı doğrultu¬sunda bu konuyu kendi lehine çözümleyebilmek için her problemi çıkarıyordu.
• Musul meselesinin çözümü için Türkiye ile İngil¬tere arasında görüşmeler 19 Mayıs 1924’de başladı. Fakat İngiltere Hakkâri’yi de tartışmalı bölgeden görmek isteyince görüşmeler kesildi.
• Bundan sonra mesele önce Milletler Cemiyetine, sonra Lahey Adalet Divanı’na gitti. Meselenin kendi konusu olmadığını ileri söyleyen Adalet Divanı meseleyi tekrar Milletler Cemiyeti’ne havale etti.
• Meselenin bu şekilde uzatılması; İngiltere’nin zaman kazana¬rak Musul ve civarında olaylar çıkarıp meseleyi lehine çözümleyebilmek isteyişinin bir sonucudur.

Milletler Cemiyeti ve Milletler Cemiyetine Girişimiz
• Milletler Cemiyeti, 10 Ocak 1920’de Cenevre’de kurulmuştur.
• Musul Meselesi’nde İngiltere’nin çıkarlarına hiz¬met etmiş olduğundan dolayı; Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne uzun bir süre güven duymadı.
• Türkiye’nin Avrupa’ya çok yakınlaşmak is¬temeyişinde SSCB’yi küstürmeme düşüncesi de vardır.
• Türkiye’nin Milletler Cemiyetine girmek gibi bir amacı yoktu. Lozan’dan sonra Türkiye’nin barış yolunda gösterdiği çabalar ve Musul’u Irak’a bırakmasından dolayı Türkiye’ye karşı sıcak dav¬ranmaya başlayan İngiltere, Türkiye’yi Milletler Cemiyeti üyeliğine davet edince; uluslararası barışa katkıda bulunmak istediğini göstermek isteyen Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne 18 Temmuz 1932’de üye oldu.
• Not: 1934’de SSCB de Miletler Cemiyeti’ne üye oldu.Kaynak : www.acikliseliyiz.net

Balkan Antantı (9 Şubat 1934)
Antantın Oluşmasının Sebebi:
• 1933’den sonra İtalya’nın hızlı bir şekilde silahla¬narak Balkanlar’a yönelik politikalar üretmesi Bal¬kan devletlerini ve Türkiye’yi endişelendirmiştir.

Antantı Oluşturan Devletler:
• Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya
• Bu antant devletlerin toprak bütünlüğüne saygı gösterme ve iç işlerine karışmama esasına dayanı¬yordu.
Önemi:
1.Türkiye Yunan sınırını güvence altına aldı.
2.Türkiye bölgede lider konumunda olduğunu gös¬terdi.
3.Türkiye uluslararası barışa katkıda bulunmak istediğini gösterdi.
4.Montrö Antlaşması için Türkiye taraftar buldu.
Not: Balkan Antantı İkinci Dünya Savaşının başla¬ması ile dağıldı.

Montrö Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)
• Türkiye Lozan’da Boğazlar ile ilgili hükümleri, güvenlik konusunda Milletler Cemiyeti’nin etkili olacağı ve Avrupa’da silahsızlanmanın gerçekleşe¬ceği ümidi ile kabul etmiştir.
• 1933 yılından itibaren Almanya ve İtalya’nın hızlı bir şekilde silahlanması ve MC’ni bu duruma bir çare bulamaması Türkiye’yi Boğazların güvenliği konusunda endişelendirdi.
• Lozan Antlaşması’nın Türkiye’yi Boğazlar konusunda kısıtlayan hüküm¬lerinin kaldırılması için Türkiye, 10 Nisan 1936’da Lozan’ı imzalayan devletlere birer nota gönderdi.
• Antlaşmaların hiçe sayıldığı ve devletlerin dost arayışı içinde olduğu bir dönemde Türkiye’nin istekleri olumlu karşılandı ve Boğazlar’ın statüsü İsviçre’nin Montrö kentinde tekrar görüşüldü.

Montrö Sözleşmesi’nin İçeriği:

1.Boğazlar komisyonu kaldırılarak görevleri Türk devletine devredildi.
2.Boğazlara Türkiye’nin asker sokması kabul edildi.
3.Ticaret gemilerinin Boğazlar’dan serbest geçişi kabul edildi.
4.Savaş gemilerinin Boğazlar’dan geçişine sınırlama getirildi.
5.Savaş zamanında Türkiye’ye Boğazlar’ı kapatma hakkı tanındı.

Sâdâbat Paktı (9 Temmuz 1937)
Sebebi:
• İtalya’nın Akdeniz Havzası ve Ortadoğu’ya yöne¬lik saldırgan tutumu.
Katılan Devletler:
• Türkiye, İran, Afganistan ve Irak
Önemi:
1.Türkiye İran ve Irak sınırını güvence altına aldı.
2.İtalya’ya karşı Balkanlar’da önemli bir caydırıcı¬lık rolü üstlenmiş olan Türkiye Sâdâbat Paktı ile de tavrını devam ettirerek dünya barışına katkıda bu¬lunma istediğini göstermiştir.
3.Türkiye bölgede öncü durumda olduğunu göster¬miştir.
Not: İkinci Dünya Savaşı başlayınca pakt dağılmış¬tır.

Hatay Sorunu ve Sonucu
• Fransa, 1936 yılında Hatay’dan çekilerek, bölgeyi Suriye’ye bırakmak isteyince; bu durumun Ankara Antlaşması’na uymadığını ileri süren Türkiye Milletler Cemiyeti’ne başvurdu.
• İkinci Dünya Savaşı’nın belirtileri oluştuğundan do¬layı Fransa, Hatay meselesinde Türkiye’yi pek uğ¬raştırmadı.
• 3 Temmuz 1938’de Hatay meselesi çözümlendi.
• Bu çözüm doğrultusunda; 5 Temmuz 1938’de Türk askeri Hatay’a girdi.
• 2 Eylül 1938’de Hatay Meclisi açıldı. Tayfur Sökmen devlet başkanı, Abdurrahman Melek başbakan oldu.
• Hatay Meclisi’nin verdiği kararla Hatay, 29 Hazi¬ran 1939’da Türkiye’ye katıldı.
Önemi:
1.Misak-ı Milli yönünde son adım atıldı.
2.Güney sınırı son halini aldı.
3.Mustafa Kemal, İkinci Dünya Savaşı öncesi gelişme¬lerini Türkiye’nin lehine kullanarak doğru bir siyaset izlediğini gösterdi.
Not: Hatay Türkiye’ye katılan son toprak parçasıdır.

UNİTE 4 : Atatürkçü Düşünce Sistemi ve Atatürk İlkeleri
1. KONU : Atatürkçü Düşünce Sistemi

Atatürkçülük ve Türk İnkılâbının Özellikleri
1.Uyum içinde işleyen düşünce ve ilkelerden olu¬şan bir bütündür.
2.Milletin ihtiyaçlarından doğmuştur.
3.Milli bir düşünce sistemidir.
4.İlerleme ve yenileşmeye açıktır.
5.Temelinde insanlığın binlerce yıldır işlediği ev¬rensel değerler vardır. Bu Ders Özeti www.acikliseliyiz.net sitesinden alınmıştır
6.Dışarıdan alınmış bir ideoloji değildir.
7.Doğmasının en önemli sebebi kişisel devlet yöne¬timinin hiç bir kesimin istek ve ihtiyaçlarını karşı-layamamasıdır.
8.Türk İnkılâbı’nda Fransız ve Rus İhtilalinden farklı olarak; fikri ve ideolojik hazırlık safhası yoktur.
9.Bağımsızlık ve egemenlik birlikte yürütülmüştür.

Türk İnkılâbı’nın Evrenselliğinin Kanıtları:
1.Tüm dünyada etkili olmuştur
2.Sömürülen milletlere örnek olmuştur.
3.Günümüz meseleleri için ve başka milletler için çözümler içermesi

Türk İnkılâbı’nı Osmanlı Islahatlarından Ayı¬ran Farklar:
1.Kapsamlı, değişimci ve köklüdür.
2.Sadece devleti ve kurumları değil halkı da yü¬celtmeyi amaçlamıştır.
3.Islahatlar tereddütlü; inkılâplar kararlıdır.
4.İnkılâplarda dış baskı yoktur.
5.Sıra izlendi: Önce çağdaşlaşmayı engelleyen ku¬rumlar kaldırıldı; sonra yenilik yapıldı.

Açıklama: Faşizmde seçimle iş başına gelenler yönetimden ayrılmak istemez; Bolşevizm de ise millet egemenliği reddedilip sınıf egemenliği ön planda tutulur.

2. KONU : Atatürk İlkeleri

İlkeler
Cumhuriyetçilik
1.Devletin rejim şeklidir.
2.Halk egemenliğini esas alır
3.Demokratiktir.
4.Seçme ve seçilme hakkı tüm vatandaşlara verilir.
5.Hükümet ile millet arasında kopukluk yoktur.
6.Anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez maddesidir.
7.Mustafa Kemal’in parti tartışmalarının dışında tuttuğu bir ilkedir.
8.Saltanatın kaldırılması, Cumhuriyetin ilanı, Hali¬feliğin kaldırılması Cumhuriyetçilik yolunda ya¬pılmış devrimlerdir.

Milliyetçilik
1.Kurtuluş Savaşının yapılmasında ve Türk Devle-ti¬nin kurulmasında temel ilke oldu.
2.Bu ilke fedakârlık ve dayanışmayı gerektirir.
3.Irkçılık ve ümmetçiliği ret eder.
4.Türkiye Cumhuriyeti’nin benimseyen ve “Tür¬küm” diyen herkes Türk’tür.
5.Milli birlik ve beraberlik esastır.
6.Benimsediği eşitlik ilkesi ile Faşizm ve Nazizm’¬den ayrılır.
7.TBMM’nin açılması, Saltanatın kaldırılması, Cumhuriyet yönetiminin kurulması, Halifeliğin kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat Kanununun çıkarıl¬ması, Türk Harflerinin kabulü, TTK ve TDK’nın kurulması bu ilke ile ilgilidir.

Halkçılık
1.Cumhuriyetçilik ve Milliyetçilik’in doğal sonucu¬dur.
2.Halkın eşitliği esastır.
3.Halkın menfaatleri ön plandadır.
4.Sınıf mücadelesi değil; sosyal dayanışma esastır.
5.Sınıfçılık olmadığı için Komünizmden ayrılır.

Halkçı Devrimler:
1.TBMM’nin açılması
2.Saltanatın kaldırılması
3.Cumhuriyetin ilanı
4.Halifeliğin kaldırılması
5.Türk Medeni Kanununun kabulü
6.Aşarın kaldırılması
7.Kılık-kıyafet devrimi
8.Soyadı Kanunu
9.Kadınlara siyasal hakların verilmesi
10.Türk Harflerinin kabulü

Devletçilik
1.Devletçilik; devletin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda daha hızlı bir gelişme sağlamak amacıyla yaptığı uygulamalardır.
2.Bu ilke halkçılığın tamamlayıcısıdır.
3.Ekonomide planlı kalkınma hedeflenmiştir.
4.Karma ekonomiyi esas alan devletçilik ilkesinde özel mülkiyetin olması, devletçiliği ko¬mü¬nizmden ayırır.
5.Müdahalecidir; katı değildir.
6.Zamanın şartlarına göre değişmiştir.

İnkılâpçılık
1.Çağın değişen şartlarına göre değişimi ve mo¬dernleşmeyi esas alır.
2.TBMM’nin açılması ile başlayan Türk İnkılâbının devam ettiğini gösterir.
3.Durağan değildir.Facebook Sayfamız : www.facebook.com/TembelOgrenci

Laiklik
1.Din-devlet işlerinin ayrılmasını ve vicdan hürri¬yetini esas alır.
2.Mustafa Kemal’in parti tartışmalarının dışında tuttuğu ve taviz vermediği bir ilkedir.
3.Devlet vatandaşların inanma ve inanmama hak¬kını anayasa ile güvence altına almıştır.
4.Osmanlı din devleti olmasının gereği olarak dini müesseseleşmesine yansıttığı için Laik Türk Dev¬leti inkılâplar döneminde bütün müesseselere mü¬dahale etme gereği duymuştur.
5.Din egemenliği değil; millet egemenliği esastır.
6.Hukuk birliği ve hukukun dinden bağımsız ol¬ması esastır.
7.Dış devletlerin azınlıkların haklarını bahane ede¬rek Türk Devleti’nin iç işlerine karışmasını önle¬miştir.
8.Milli birlik ve beraberlik için önemlidir.

Açıklamalar:
1.1928’de anayasadan “devletin dini İslam’dır” maddesi çıkarıldı.
2.1928’de milletvekillerinin yemin şekli bu günkü haline geti¬rildi.
3.1937’de 6 ilke anayasaya alındı.
4.Türk Milleti için dini dış politikada kullanma dönemi Birinci Dünya Savaşı ile bitti.
5.Kurtuluş Savaşı ümmet ideolojisi yerine millet ideolojisini getirdi.

Bütünleyici İlkeler
Ulusal Egemenlik: Cumhuriyetçiliği bütünler
Milli Birlik ve Beraberlik: Milliyetçiliği ve Halkçılık’ı bütünler
Milli Bağımsızlık: Dış politika ilkesidir.
Yurtta Sulh Cihanda Sulh: İç ve dış politika il-kesidir. Sınıf mücadelesine ve dış politikada saldır¬ganlığa karşıdır. Milliyetçilik ve Halkçılık’ın bir sonucudur.
Akılcılık ve Bilimsellik: Laiklik ve İnkılâpçılık’ı bütünler
İnsan ve İnsanlık Sevgisi: İnsanları eşit görmeyi ve sevmeyi hedefler. Milliyetçilik ve Halkçılık’ı bütünler.
Çağdaşlaşmak ve Batılılaşmak: İnkılâpçılık’ı bütünler.

UNİTE 5 : Atatürk’ün ölümü ve İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesi
1. KONU : Atatürk’ün ölümü ve İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı seçilmesi

Atatürk’ün Ölümü
• Mustafa Kemal, 1937’de tespit edilen siroz hastalığını atlatamamış ve 10 Kasım 1938’de öldü.
• 21 Kasım’da geçici olarak Ankara Etnografya Müzesi’ne konuldu.
• 10 Kasım 1953’te Anıtkabir’e taşındı.
• 1937 yılında çiftliklerini hazineye, bazı taşınmazlarını Ankara ve Bursa Belediyeleri’ne bağışladı. Hazırlayan acikliseliyiz.net
• Mirasından Türk Tarih Kurumu’na ve Türk Dil Kurumu’na pay ayırdı.

Atatürk’ün Ardından Söylenenler
Atatürk’ün Ardından Söylenenleri Görmek İçin TIKLAYIN

İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı Seçilmesi
• TBMM, Atatürk’ün ölümünden sonra onunla aynı görüşleri paylaşan İsmet İnönü’yü 2. Cumhurbaşkanı olarak seçti.
• İnönü, 1950 yılına kadar Cumhurbaşkanlığını sürdürmüştür.

İsmet İnönü’nün Kişiliği ve Devlet Adamlığı
• İsmet İnönü, 1906′da Erkân-ı Harbiye Mektebi’ni birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle Edirne’deki 2. Ordu’nun 8. Alay’ında bölük komutanlığına atandı.
• 1908′de kolağası oldu ve 31 Mart Olayı (13 Nisan 1909) olarak bilinen ayaklanmayı Selanik’ten gelerek bastıran Hareket Ordusu’nda görev aldı.
• 1910-1913 yılları arasında Yemen İsyanı’nın bastırılması harekâtına katıldı.
• Milli Mücadele sırasında Atatürk’ün en yakın silâh arkadaşı olarak çalıştı.
• 23 Nisan 1920′de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Edirne milletvekili olarak katılan İsmet Bey, 3 Mayıs’ta İcra Vekilleri Heyeti’nde Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekili oldu.
• Albay İsmet Bey, mebusluk ve bakanlık da uhdesinde kalarak Batı Cephesi Komutanlığı görevine getirildi.
• Kuruluş aşamasındaki düzenli ordu ile Ethem Bey ayaklanmasının ve iç isyanların bastırılmasında etkin rol oynadı. Ocak ve Nisan 1921′de I. ve II. İnönü savaşlarında Yunan ilerlemesini durdurdu.
• Birinci İnönü Savaşı sonunda tuğgeneral rütbesine yükseldi.
• Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz’dan sonra kazanılan zafer üzerine Mudanya Ateşkes toplantısında Büyük Millet Meclisi’ni temsil etti.
Kaynak Site : t e m b e l o g r e n c i .com sitesinden alınmıştır
• Lozan Barış Konferansı’na Dışişleri Bakanı ve Türk heyeti başkanı olarak katıldı.
• Cumhuriyetin ilânından sonra 1923-1924 yıllarında ilk hükümette Başbakan olarak görev aldı, aynı zamanda Halk Fırkası Genel Başkan Vekilliği’ni üstlendi. 1934′te Soyadı Yasası çıktığında Atatürk’ün verdiği İnönü soyadını alan İsmet Paşa, Başbakanlık görevini 1924-1937 yılları arasında da sürdürdü.
• İnönü, Atatürk devrimlerinin gerçekleştirilmesinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlam temeller üzerine oturtulmasında Atatürk’ün en yakın çalışma arkadaşıydı.
• Atatürk’ün ölümünden sonra 1938 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Cumhurbaşkanlığı’nın yanı sıra CHP Genel Başkanlığı’na da getirildi. CHP’nin 26 Aralık 1938′de toplanan I. Olağanüstü Kurultay’ında partinin “değişmez genel başkan”ı seçildi. Ayrıca kendisine “Milli Şef” sıfatı verildi.
• İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’yi savaş felâketinin dışında tutmayı başardı.
• Savaştan sonra çok partili siyasi rejime geçilmesinde en büyük destek oldu.
• 1950 genel seçimlerinden sonra CHP iktidarı Demokrat Parti’ye bırakırken, İsmet İnönü de Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrıldı ve 1960 yılına kadar partisinin Genel Başkanı olarak siyasi yaşamını sürdürdü.
• 27 Mayıs harekâtından sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi ve 10 Kasım 1961 tarihinde Başbakanlığa atandı. 1965 yılında bu görevden ayrıldıktan sonra milletvekili olarak siyasi yaşamını sürdürdü. 1972′de Parti Genel Başkanlığı ve milletvekilliğinden istifa ederek, 25 Aralık 1973′de ölünceye kadar Anayasa gereğince Cumhuriyet Senatosu tabii üyeliği görevinde bulundu.
• 1916 yılında Mevhibe Hanım’la evlenen İsmet İnönü üç çocuk babasıydı.
• 25 Aralık 1973′te ölen İnönü 27 Aralık’ta devlet töreni ile Anıtkabir’de toprağa verildi.

UNİTE 6 : 2.Dünya Savaşı ve Sonrası
1. KONU : 2. Dünya Savaşı ve Sonrası

İkinci Dünya Savaşı (1939 -1945)
I. Dünya Savaşı’ndan Sonra Barışı Koruma Ça¬baları
1.Milletler Cemiyeti kuruldu.
2.Çekoslovakya, Romanya ve Yugoslavya arasında Küçük Antant kuruldu.
3.Fransa ile Almanya 1925’de Locarno Antlaşma¬sını imzaladı.
4.Anlaşmazlıklara çözüm bulmak için Fransa ile ABD 1928’de Kellog Paktı’nı kurdu. ( Bu pakta Türkiye 1929’da katıldı.)
5.Balkan Antantı, Sâdâbat Paktı ve Montrö Sözleş¬mesi yapıldı.
• Savaşın başlamasında Almanya ve İtalya’nın sal¬dırgan tutumu etkili oldu.
• Almanya ile İtalya’nın 1936’da kurduğu Mihver Devletler Grubu’na 1937’de Japonya da katıldı.
• Mihver Devletler karşısında İngiltere ile Fransa Müttefik Devletler Grubu’nu oluşturdu.
• 1936’da Habeşistan’a saldıran İtalya daha sonra ise Arnavutluk’u ele geçirdi.
• Hitler, 1938’de Avusturya’yı Almanya’ya bağladı.
• Almanlar 1939’da Çekoslovakya’yı işgal etti. Al¬manya ve Rusya aynı dönemde Polonya’yı işgal edince Fransa ve İngiltere olaya müdahale etti ve İkinci Dünya Savaşı başladı.
• Almanya, Rusya’ya da savaş ilan edince Ruslar, İngiltere tara¬fına geçti (1941).
• Japonya, ABD’nin deniz üslerine ve Çin’e saldı¬rınca; ABD ve Çin Japonya’ya karşı savaşa girdi.
• 1942’de rejim değişikliği yaşayan İtalya İngiltere tarafında geçti.
• ABD, İngiltere ve Fransa’nın yaptığı Normandiya Çıkarması sonucunda Almanya teslim oldu.
• ABD’nin Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası atması sonucunda Japonya da savaştan çekildi.
• Türkiye; savaş esnasında İngiltere ve Rusya tara¬fından savaşa girmesi yolunda zorlandıysa da, ta¬rafsız kalmayı başardı. Almanya, Bulgaristan’a girince; Almanya ile Türkiye arasında 1941’de sal¬dırmazlık antlaşması imzalandı. Türkiye savaşın bitmesine az bir zaman kala 1945’de Almanya ile Japonya’ya savaş ilan etmiş fakat savaşa fiilen girmemiştir.
Not: Türkiye’nin bu tutumunda BM’ye girme arzusu vardır.
Not: Kuzey Afrika Savaşları, Almanya ve İtalya’nın karşısında İngiltere’nin üstünlüğü ile sonuçlandı.

II. Dünya Savaşı’nın Sonuçları:
1.Almanya doğu-batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Doğu Almanya sosyalizme kaydı.
2.ABD ve SSCB süper güç haline geldi.
3.Orta ve Doğu Avrupa SSCB’nin kontrolüne girdi.
4.ABD ile SSCB arasında soğuk savaş dönemi başladı.
5.Hindistan, Pakistan, Mısır, Cezayir, Tunus ve Libya bağımsız oldu. İçerik Sahibi www.acikliseliyiz.net
6.1948’de İsrail Devleti kuruldu.
7.Sömürgecilik hız kaybetti.
8.Çin’de komünizm yayıldı.
9.Milletler Cemiyeti, Birleşmiş Milletler’e dönüştü.
10.TC-ABD ilişkileri gelişmeye başladı.
11.Filistin bağımsızlaştıaciklisedersleri.com dan Kopyalanmıştır
12.NATO ve Varşova paktları kuruldu.
13.Türkiye’de çok partili hayat başladı.
14.Yalta Konferansında dengeler kuruldu.
15.Paris Konferansında antlaşmalar görüşüldü.

II. Dünya Savaşı’ndan Sonra Barışı Koruma Ça¬baları
1.Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu.
2.NATO kuruldu.
3.Balkan Paktı kuruldu.
4.Bağdat Paktı kuruldu.

Birleşmiş Milletler
BM Teşkilatı’nın Yapısı ve Özel¬likleri:
1.Genel Kurul: Teşkilattaki devletlerin üyeleri bu kuruldadır.
2.Güvenlik Konseyi: 15 üyesi vardır. Bu üyeler¬den ABD, İngiltere, Çin, Fransa ve Rusya veto hakkına sahiptir.
3.Ekonomik ve Sosyal Konsey: Savaşlara sebep olabilecek sosyal ve ekonomik faktörleri ortadan kaldırmaya çalışır.
4.Vesayet Konseyi: Kendi kendini idare edemeye¬cek devletleri idare etmek için kurulan bu birim günümüzde önemini kaybetmiştir.
5.Milletlerarası Adalet Divanı: BM’nin yargı organıdır.
6.Sekreterlik: Personelden oluşur.
Not: Türkiye de BM’nin kurucularındandır.

Nato ve Özellikleri
1.Brüksel merkez olmak üzere 1948’de kuruldu.
2.Uluslararası barışın korunması ve komünizme karşı korunum amaçlandı.
3.ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Hollanda, Lüksemburg, Belçika, Danimarka, İzlanda, İtalya, Nor¬veç, Portekiz, Yunanistan, Almanya, İspanya ve Türkiye teşkilatın üyesidir.

Açıklama: Kore Savaşına asker göndermesi Tür¬kiye’nin NATO’ya girmesinde etkili oldu (1952).

Varşova Paktı
Rusya’nın öncülüğünde Avrupa’nın sosyalist ülkelerinin bir araya gelmesi ile kuruldu. Komünizm’in önemini kaybetmesi ile teşkilat dağıldı. Facebook Sayfamız www.facebook.com/TembelOgrenci

Balkan Paktı (1954)
Kuruluş Sebebi:

SSCB’nin Balkanlar’a yönelik saldırgan tutumu
Kurucu Üyeleri:
Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan

Bağdat Paktı (1955)
SSCB’nin Orta Doğu’ya yönelik saldırgan tutumu
Kurucu Üyeleri:
Türkiye, Pakistan, İran ve Irak
1958’de Irak pakttan ayrılınca; paktı İngiltere dıştan desteklemeye başladı ki paktın bu haline CENTO denilir.