• Türk Edebiyatı 7 Ders Notları



2016-2017
Eğitim Yılına Uygundur

 

UNİTE 1 : Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
1.KONU : Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Oluşumu

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ulusal egemenliğe da­yalı, demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti kurulur. Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmek için her alanda köklü değişiklikler yapılır. Çağ dışı kalmış kurumların yerine çağa uygun yep­yeni kurumlar oluşturulur. Dil ve tarih alanlarındaki dağınık çalışmalar örgütle­nip kurumsallaştırılır. Ülkenin kalkındırılması ve bayındırlaştırması için köklü atılımlar yapılır. Böylece ülke gerçeklerine ve çağın gereklerine uy­gun yepyeni bir devlet yapısı oluşturulur.

Çağdaş bir devletin kurulması, Ankara’nın başkent olması, halkçılığın devlet programına girmesi, bilimsel ve lâik anlayışa dayanan ulusal eğitimin öngörülmesi, kadın özgürlüğü gibi toplumun çehresini değiştiren yeni oluşumlar, sanat ve edebiyatımızı da derinden etkiler. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar gelen sü­reçte sosyal yapıdaki çeşitlilik, sanatçıların çeşitli düşün­celer doğrultusunda; çeşitli konuları, çeşitli anlatım yolları kullanarak; çeşitli biçimsel kalıplarla ya da hiçbir kalıba, kurala bağlı olmadan yansıtmasına olarak tanımıştır.
Kaynak : www.tembelogrenci.com
Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” olarak adlandırılan şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadoluya bir yönelim başlar. Milli Edebiyatçılar, Bağımsızlar ve Beş Hececiler de yine bu dönemde eserler vermeye devam ederler.

Özellikleri:

  • Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çabaları aralıksız olarak sürmüştür.
  • Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.
  • Bu Konu www.acikliseliyiz.net dan alınmıştır

  • Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.
  • Şiir, roman, hikâye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur. Romanda ve hikâyede halk gerçekleri tamamen yerleşmiştir. Yine tiyatro ve deneme alanında büyük gelişmeler gösterilmiştir.
  • Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı) yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla “yerli” ve “halka doğru”; veya Batı’nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.
  • Edebiyatımız İstanbul aydınlarının tekelinden kurtulmaya başlanmıştır. Anadolu’dan aydın yetişmeye başlamıştır.
  • Bu dönemden itibaren farklı edebi topluluklar ortaya çıkmaya başlamıştır
UNİTE 2 : Cumhuriyet Dönemindeki Öğretici Metinler
1.KONU : Cumhuriyet Dönemindeki Öğretici Metinlerin Özellikleri ve Temsilcileri

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında öğretici metinlerin özellikleri şunlardır:

  • Öğretici metinler bakımından bu dönemde büyük ilerlemeler kaydedilmiş; deneme, makale, gezi yazısı, hatıra, fıkra, eleştiri… alanlarında önemli eserler verilmiştir.
  • Bilgi verme, düşündürme, açıklama amaçlanmış; metnin yapısı dil ve anlatımı, kullanılan motifler bu amaçlara göre belirlenmiştir.
  • Kurtuluş Savaşı’dan yeni çıkmış olan ülkenin Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda büyük bir kalkınmaya girişmesi sonucunda millete ve milletin kültürüne yönelinmiş, Anadolu ve Anadolu insanı konu edilmiştir.
  • Öğretici metinlerde günlük konuşma dilindeki Türkçe sözcükler, halk söyleyişlerindeki tamlamalar kullanılır; Arapça ve Farsça sözcüklere fazla yer verilmez.
  • Bu dönem yazarları, öğretici metinlerde terim ve kavramları, gündelik hayata ait sözcük ve sözcük gruplarını kullanarak edebi bakımdan güçlü bir anlatıma ulaşmayı amaçlarlar.
  • Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı öğretici metinlerinde yazı dilinin konuşma diline yaklaştırılması, açık ve sade bir dilin kullanılması daha fazla okura ulaşılmasını sağlamıştır.

Kaynak : www.acikliseliyiz.net
MAKALE:
Bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceler öne sürmek ya da bir tezi savunmak, desteklemek için yazılan yazılara makale denir.
*Anlatım yalın ve yoğundur, nesnel bir nitelik taşır.
*Öne sürülen düşünce ve tez kanıtlanır.
* Gazete ve dergilerde yayımlanır.Kaynak : www.aciklisedersleri.com
İLKMAKALE
ŞİNASİ MUKADDİME,
ZİYA GÖKALP TÜRKLEŞMEK İSLAMLAŞMAK MUASIRLAŞMAK,
MEHMET KAPLAN BÜYÜK TÜRKİYE RÜYASI.
A. H. TANPINAR EDEBİYAT ÜZERİNE MAKALELER.

DENEME:
Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini, kesin kurallara varmadan, kanıtlamaya kalkmadan, okuyucuyu inanmaya zorlamadan anlattığı yazı türüdür.
* Yazar, kendisiyle konuşuyormuş gibi bir hava sezdirir.
* Samimi bir dil kullanılır.
* Yazar, öne sürdüğü görüşleri ispatlamak zorunda değildir.
* Yazarın kesin bir sonuca varma zorunluluğu yoktur.
Yazar anlatımda ve konu seçiminde özgürdür.
Ahmet Haşim’in Bize Göre (1928), Gurebahanei Laklakan (1928); Ahmet Rasim’in Eşkâl-i Zaman (1918)
Refik Halit Karay’ın Bir Avuç Saçma (1939), Bir İçim Su (1931), Falih Rıfkı Atay’ın Eski Saat (1933), Niçin Kurtulmak (1953), İSMET ÖZEL Şiir okuma klavuzu, MEHMET KAPLAN KÜLTÜR VE DİL, A. H. TANPINAR BEŞ ŞEHİR, ÜSTÜN DÖKMEN KÜÇÜK ŞEYLER, DOĞAN CÜCELOĞLU İNSANDAN İNSANA, CEMİL MERİÇ BU ÜLKE, NURULLAH ATAÇ.

FIKRA:

Yazarın, gündelik olayları, özel bir görüşle, güzel bir üslupla, kanıtlama gereği duymadan yazdığı kısa, günübirlik yazılardır.
*Gazete yazısıdır.
*Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez.
*Dil tabiidir.Günlük deyimlere, yer yer nükteli sözlere yer verilir.
A.RASİM EŞKAL-İ ZAMAN, F.R.ATAY ESKİ SAAT, P.SAFA, A. HAŞİM BİZE GÖRE R.H. KARAY BİR İÇİM SU.Önemli fıkralardır.

HATIRA (ANI) :
Bir yazarın kendisini yaşadığı ya da tanık olduğu olayları, sanat değeri taşıyan bir üslupla anlattığı yazılardır.

*Geçmişteki olay üzerine yazılır.
*Yazar, olayları kendi bakış açısından anlatır.
*Anılar, yaşandığı dönem hakkında bilgi verir.
* Anı yazarken önce konu tespit edilmeli; sonra ya günü gü-nüne tutulan notlar ya da hafızada saklanan olaylar zinciri, plâna göre düzenlenmelidir.
AKİF PAŞA TABSIRA. ZİYA PAŞA DEFTER-İ AMAL. A.M.EFENDİ MENFA. MUALLİM NACİ ÖMER’İN ÇOCUKLUĞU. A.RASİM FALAKA. H.Z.UŞAKLIGİL KIRK YIL. Y.K.BEYATLI SİYASİ VE EDEBİ PORTRELER H.E.ADIVAR TÜRK’ÜN ATEŞLE İMTİHANI. F.R.ATAY ÇANKAYA. Y.K.KARAOSMANOĞLU ZORAKİ DİPLOMAT.

GEZİ YAZISI :
Yazarın yurt içinde ve yurt dışında gezip gördüğü yerlerin ilgi çekici özelliklerini anlattığı yazı türüdür.
* Gezi yazısında yazar daima, gezdiği yerleri anlatmalı, uy-durma, yanlış bilgiler vermemelidir.
*Yazar gördüklerini, okuyucusunun daha iyi algılaması için, karşılaştırma yapar.Okur sanki o yerleri sanatçıyla gezer gibi olur.
* Eskiden gezi yazılarına seyahatname, seyahat yazıları denirdi.Kaynak : www.aciklisetestleri.com
İLK ÖRNEĞİ SEYDİ ALİ REİS MİRATÜL MEMALİK. EVLİYA ÇELEBİ SEYEHATNAME. BATILI İLK ÖRNEĞİ A. M. EFENDİ AVRUPA’DA BİR CEVELAN. ATİLLA İLHAN ABBAS YOLCU. REŞAT NURİ GÜNTEKİN ANADOLU NOTLARI. F.R. ATAY TUNAKIYILARI. Y.Z.ORTAÇ GÖZ UCUYLA AVRUPA. Y.N. NAYIR BALKANLAR VE TÜRKLÜK. A.B.ERCILASUN TÜRK DÜNYASI ÜZERİNE İNCELEMELER. İ.H. SEVÜK TUNA’DAN BATI’YA ERDEM BEYAZIT İPEK YOLUNDAN AFGANİSTAN’A. M.C.ANDAY SOVYET RUSYA.